Depremde İstanbul'un hangi ilçeleri daha riskli

Gazi Üniversitesi Deprem Mühendisliği Uygulama ve Araştırma Merkezi’nden Doç. Dr. Bülent Özmen, 1940’lı yıllardan 2019’a kadar İstanbul ilçelerinin deprem tehlikesindeki değişimi açıkladı

Gazi Üniversitesi Deprem Mühendisliği Uygulama ve Araştırma Merkezi’nden Doç. Dr. Bülent Özmen, 1940’lı yıllardan 2019’a kadar İstanbul ilçelerinin deprem tehlikesindeki değişimi açıkladı. Özmen’in resmi onaylı deprem tehlike haritalarına dayandırdığı bilgiye göre, deprem tehlikesindeki en büyük artış, Büyükçekmece, Çatalca ve Silivri ilçelerinde.

Gazi Üniversitesi Deprem Mühendisliği Uygulama ve Araştırma Merkezi’nden Doç. Dr. Bülent Özmen, 1940’lı yıllardan günümüze kadar İstanbul ilçelerinin deprem tehlikesindeki değişimi, Sputnik’e anlattı. Doç. Dr. Özmen, 2019 yılında yürürlüğe giren yeni deprem tehlike haritasına dayandırarak verdiği bilgide, deprem tehlikesindeki en büyük artışın Büyükçekmece, Çatalca ve Silivri ilçelerinin Marmara denizine yakın olan bölgelerinde olduğunu aktardı. Deprem tehlikesi yüzde 70 ile en fazla Büyükçekmece’de artarken, ilçeyi yüzde 19 ile Çatalca ve yüzde 16 ile Silivri takip ediyor. 

Doç Dr. Özmen söz konusu ilçelerin 1945, 1947 ve 1963 yıllarındaki araştırmalarda deprem açısından tehlikesiz olarak düşünülen bölgeler olduğuna işaret ederek “Şimdi neredeyse deprem açısından en tehlikeli veya olası bir depremden en fazla etkilenme ihtimali olan ilçeler haline gelmiştir. Deprem tehlike haritalarından elde edilen değerler doğrudan binaların depreme dayanıklı yapılıp yapılmayacağını belirlediği için bu tarihsel değişim çok önemlidir” diyor.   

İSTANBUL İLÇELERİNİN DEPREM RİSKİNDE ÖNEMLİ DEĞİŞİMLER YAŞANDI

Özmen “İstanbul’un Adalar, Avcılar, Bakırköy, Eminönü, Kadıköy, Kartal, Küçükçekmece, Maltepe, Pendik, Sultanbeyli, Tuzla, Üsküdar ve Zeytinburnu gibi ilçeleri ise 1945 tarihli haritada tehlikeli bölgede gösterilmiş, 1947, 1963, 1972 tarihli haritalarda 2. derece deprem bölgesinde gösterilirken 1996 tarihli resmi deprem bölgeleri haritasında 1.derece deprem bölgesine gösterilmiştir. 2019 yılında yeni deprem tehlike haritasının yürürlüğe girmesi ile Adalar ilçesinde deprem tehlike parametrelerinin yüzde 50, Avcılar, Bakırköy ve Tuzla ilçelerinin kıyıya yakın olan kesimlerinde yüzde 35, Eminönü’nde yüzde 11, Kadıköy’de yüzde 6, Kartal ve Zeytinburnu’nda yüzde 17, Küçükçekmece’de yüzde 28, Maltepe ve Pendik’te yüzde 15 yükseldiği görülmüştür” diye anlattı. 

‘BİNALARIN RİSKLİ OLUP OLMADIĞI BELİRLENİRKEN, GEÇMİŞ DEPREM BÖLGELERİ HARİTALARI DA İNCELENMELİ’

Kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında binaların riskli olup olmadığı belirlenirken mutlaka geçmiş tarihli resmi deprem bölgeleri haritalarına da bakılması gerektiğine işaret eden Doç. Dr. Özmen “6306 sayılı ‘Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’ kapsamında binanızın riskli bina olup olmadığı veya bölgenizin riskli alanda bulunup bulunmadığı değerlendirmeleri yapılırken incelenen binanın geçmiş tarihli resmi deprem bölgeleri haritasına göre hangi dereceli deprem bölgesinde olduğu bilgisinin ve o tarihte hangi deprem yönetmeliğinin yürürlükte olmuş olduğunun da mutlaka bilinmesi gerekir. Bu bilgilerden yararlanarak riskli bina ve riskli alan ile ilgili yapılacak değerlendirmelerin çok daha sağlıklı bir şekilde yapılması sağlanabilecektir. Geçmiş haritalara bakmak, Zorunlu Deprem Sigortası kapsamında sigorta değerlerinin daha sağlıklı belirlenmesinin de önünü açacaktır” dedi. 

SÜRECİN TEMELİ 1944 DEPREM KANUNUYLA ATILDI 

Doç. Dr. Özmen’in anlattığı çalışmaların temeli, depremlerin zararlarının azaltılmasına yönelik çalışmaları kapsayan 22 Temmuz 1944 tarihli ve “Yersarsıntılarından Evvel ve Sonra Alınacak Tedbirler Hakkında Kanun” adlı ilk yasanın yürürlüğe girmesiyle başladı. Bu kapsamda hazırlanan 1945 tarihli  ilk deprem haritası, Türkiye’yi “Büyük Hasara Uğramış Yerler”, “Tehlikeli Yersarsıntısı Bölgeleri” ve “Tehlikesiz Bölgeler” olmak üzere üç bölgeye ayırdı. İlk haritayı, 1947, 1963, 1972, 1996 ve 2019 yıllarında hazırlanan resmi onaylı haritalar takip etti.(Sputnik)